Başarının 4 sırrı

Genç girişimciye başarının 4 Sırrı

 

Kim başarılı olmak istemez ki? Herkesin arzu ettiği birşey hele ki birde kolay elde edilemeyen bir şey olunca bu başarı, çok değerli birşey oluyor. Bu yazıda kısaca, kabaca ama çok da önemli, az-öz sırları paylaşacağım.

 

Sistemi oturtun

Ne için başarılı olmak isterseniz isteyin mutlaka sisteminizi oturtun. Bakın sistemli olun demiyorum sistemsiz olmayacağını zaten biliyoruz ama sisteminiz artık size yetsin. Bir işsizseniz bile iş aramaya sistemli olarak devam etmeniz gerekiyor. İşsizken bile CV hazırlarız, portföyl hazırlarız mülakatlara gideriz bunların hepsini düzene sokmatan bahsediyorum. En önce temelden başlayın, sizi doğruca hedefe götürecek yol mutlaka net olmalıdır. Planınızı yapın ve her türlü aksiliğe karşı yan planlar yapın. İşlerinizi mutlaka sıraya koyun. Önce kısa ve kolay işleri, sonra uzun ve zor işleri yapın ki başınızdaki zor ve uzun işi yaparken kısa ve hemen yapılabilecek işleri aksatmayın.

Bir örnek verelim; 1. Aşamada bir işsiz önce bir işveren gibi düşünmesi gerektiğini bilmelidir. “Ben iş veren olsam kimi işe alırım” demelidir. Ve ona göre hazırlık yapmalıdır. Hazırlıklar tamamsa bu hazırlıkları ispat etmesi gerekiyor ki bu da 2. aşama. CV bu noktada çok önemli bir araç olduğunu bilmelidir. CV mükemmel olmalıdır. Bir reklamla neler neler satılıyor Tvlerde düşünün. İşsiz kendini pazarlayabilmesi gerektiğini bilmelidir. Sistemin son aşaması olan mülakatta herşey önceden düşünmüş olması gerek. Her türlü soruya girişimci atikliğiyle atlaması gerek. Ve birazda rol yeteneğine. Sistemli şekilde her türlü mülakatın üstesinden gelebilir bir işsiz.

 

Yedek Plan

İyi bir işsizin mutlaka bir yedek planı olmalıdır. Her durum için kendinize bir plan hazırlayın. İşiniz ne 😀 Öyle anlar gelirki düşünemezsiniz önünüzü göremezsiniz. İşte o durumlar için önceden hazırlanmış planlar sizin pusulanız olacaktır. Planlarınızı akıllıca yaptıktan sonra o durumlarda planınız olduğu için endişelenecek birşey olmadığı bilin ve moralinizi bozmayın. Çünkü moral başarının gaz pedalıdır. Yenilmişlik hissi sizi çok daha kötü durumlara sürükleye bilir.

 

Herşeyi belgelendirin.

CV, CV, CV, baydı ama gerçekten çok önemli olmasa bu kadar üzerinde durmazdım. Sizin yüzünüz, canınız kanınız, içinizin temizliği bu kağıt parçası, Bir mülakata gitmeden önce CV nizi gerekli yere önceden gönderin ki bir merak uyansın. Üzerinde düşünülsün. Dikkata alının. Tabi CV dikkata alınması için dolu olması gerekiyor(ya da gözükmesi). Aldığınız en küçük eğitim, öğrendiğiniz en ufak bir şey dahi olsa mutlaka sertifikanız olsun. İş veren senin sözüne değil bandrollu sertifikana bakacak. Bu yüzden ne kadar çok sertifikanız varsa okadar dolu CV niz olur ki bu da başarmanızı kolaylaştırır.

 

Para kaçıncı planınızda?

Yazıda bile en sona sakladım. Para sizin için kaçıncı planda? İşe yeni girişen girişimciler için en önemli soru bu. Paraya ne kadar önem veriyorsun? Mülakatta en son konuşulması gereken en az önemsediğiniz şey olduğunu (öyle olmasada) hissettirmeli yeni bir girişimci. Her acele işte oldğu gibi başarınında acelesine şeytan karışıyor. Kendinizi ispatlamadan kim size değer verecek yoksa? Her işin kaymağı sonunda yeniyor çünkü. Ezilmeden ezemezsin. Az masraflı personel = İyi personeldir. Kendinizi geliştirin, CV nize sürekli başarılı personel imajı çizin.

İlk adımlarınızı 3 kere düşünün. Bilmediğiniz işe atlamayın. Bilmeseniz bile bilmiyorum da demeyin. Bir şekilde sıyırın. Yapacağınız en ufak hata olduğundan çok çok daha fazla göze batacaktır. Zor da olsa güler yüzü hiçbir zaman eksik etmeyin.

 

Güler yüzünüz hiç eksik olmasın, başarılar J

Hüznün körüğü

Simdi kalbim huzunlu hikayeler kutuphanesii

Melodiler kalbime gomulu kar tanesi

Sensizligin soguklugu soguk mevsimleri getirdi yuregime

Gozlerinin karanligi cekti gogsumden isigi.

Bir ben kaldim kemiklerimin uzerinde. Donuk bakisli surat yutkunmaktan aciz yutak.

Dusunmekten uzak zihin. Konusmaktan aciz dudak.

Bir bem kaldim kemiklerimin uzerinde. Etten duvar. Sonsuz sonukluklerin hapisanesi bedenim.

Umutsuzluklarin kafesi olmus gogsum.

Sevgi kokan ellerim bombos artik.

cahil

kalemleri özledi göğsümdeki duygular

hormurdanıyor mısralara dökülmek için

kıvılcım fışkırıyor sinemden fikirler

oysa cahilliğin afyonundan uyuşmuş bedenim,

kabuk bağlamış cümlelere.

kokulu naftalinlerin arasında asla gelmeyecek misafir duyguları bekliyor.

akmamak için kalemimden çekiliyor dipsiz karaların içine.

koyu deliklerde saklanıyor,

ta ki beynim sayfaların büyüsüne kapılana kadar.

yerinden sökülecek cümlelerin kokusunu sezene kadar.

sayfalarında yüzdükçe hayatların,

bir ışık kaplıyor ruhumu.

kelimelerin kabukları çatlıyor, parıldıyor sonsuz okyanusa karşı.

binbir türlü duygu binbir kere çarpıyor göğsümün duvarlarına.

cahillik zırhını kırıyor darbe darbe.

yorulmuyor sonsuzlugun gücü, cahillik onun için hiç birşey.

çatlatıyor karamsarlığın büyüsünü, akıyor gözlerimden kalemimin ucuna.

bi anda yıkılıyor göklerdeki o kasveti besleyen güç.

cennetmi burası sonsuz hayallerim…

üniversite tercihi hakkında

 

tercih denince akla üniverste gelir yani stres gelir, bu yazıda bu süreçte biraz yardımcı olmak istedim…

Doğru tercih yapmak için önce neyi bilmek gerekir?

doğru tercihin sırrı ösym’nin yerleştirme sistemini kavramak gerekir. ösym yerleştirmeleri başarı sırasına göre yapar ve yerleştirmeye o bölümü ilk tercih eden adaylardan başlar, kontenjan dolana kadar adaylar yerleşir.

İlk tercihinizdeki bölümde size sıra gelmeden kontenjan bitmişse ikinci tercihinize geçer, ikiniciside olmamışsa üçüncüsünü o da olmamışsa dörtüncü beşinci tercih diye son tercihinize kadar yerleştirmeyi dener.

kontenjan dolmazsa ne olur?
Okumaya devam et

Zevksiz Bir oyun

Zevksiz bi oyundan ibaret sensiz hayat,
çorak arazilerde unutulan tohumlar kadar sıkıcı…
Yaşlı yaşlı bakan iki göz kadar hüzünlü…

En çokta beklemek kadar uzun burası
Taa senin büyük gözlerine kadar,
Araftan cennete açılan iki büyük pencere gibi gözlerine…

Yaz yağmurları gibi heyecan dolu yüzüne kadar
Griye çalan, zift kadar sessiz biyer burası,
Umutları tam ortalarından yırtan karanlıklarla dolu…

Neşesizlerin yurduna, derdine yanmak için düştümüz küreye merhaba de…
Dağlarla göğsündeki yerini doldurmaya çalışılan,
Unutulmamak için sevildiğin

bu gönülden selam var…

Eninde sonunda sende unutucaksın gönlümdeki hakkınıda,
En baş köşesinde yerin ayırtılmış bu kalbide,
Her kulak çınlamasında ümitlenişimiyse sorma…

Pişman olmayan biri var buralarda,
Ölsen yine beklerim diye gözleyen biri,
Sen gelmesende kızamayan biri…

Şimdilerde bi söz var buralarda, dönecekmişsin…
Gittin diye kararan geceler aydınlanacakmış,
Yokluğundan sararan yapraklar yeşerecekmiş…

Uzun yollardan dönücekmişsin
Geldin diye yapılacak bayramların provaları biticekmiş,
Gittiğini hatırlatan sonbaharlar bitecekmiş…

Raflara koyduğum anılar var,
Ne kadar unutmak için kaldırsamda unutamadığım…
Bakmaya doyamadığım renklerin var içlerinde…

Aşk ya bu, sevgi ya..
Bunca insanın anlatmak için edindiği şey…
Bendeki anlatılacak kadar kısa değil, anlatamayacağım kadar anlamsız..

Mademki gelmeyeceksin, bırak bari foğraflarına ağlayayim, vefasızlığa bile aşığım..
Mademki sevmeyeceksin, ümidinden ver bana biraz nefesleneyim…

Yusuf Yüksel..

Bu şiir bana imkansizliklari tattiran kisinin anisina, guzel gozlerine yandigim, mis kokusuna tutustugum, o ne kadar nefret etsede birakamadigim kisiye dokulmustur. 5 yil once hissettiklerimin aynını bugunde hissedisim sadece takintidan baska birsey olmadigi izah etmeye calisan sevdigim 11 şubat 2016’da kalbime son noktayı koymaya çalışmış ancak başaramamıştır. Artık uzaktan yaşayacağım, uzaktan seveceğim, uzaktan hissedeceğim, unutmayacağım. Aşk derken bile heyecan yaşatan kişiyi artık rahatsız etmeyeceğim. Ellerimdeki onun göz yaşlarını ölene dek silmeyeceğim. Kendisinden kalan avuç kadar çöpü saklayacağım. Silme dediği ses kayıtlarını gözüm gibi koruyacağım. Son etmiş olduğu nasihatleri yerine getireceğim. Beni yaşattıklarım için affetmesi dileğiyle…